DENEMELER

Var Olmak

Dünya… Güzel bir dünya… Yaşanacak bir dünya… Yaşayan varlıklar, canlı ve cansızlar… İnsanlar, hayvanlar, bitkiler… Dünyayı dünya icra eden, yaşanılacak bir yer kılan kıymetli varlıklar… Onlar olmadan hiçbir şeyin anlam ve güzelliği kalmaz. İnsan var ise, nebat var ise, hayvan var ise, yaşam da var. Peki, onları yaşatan ne? Su ve besin değil mi?
Öylece bakıyorum. İnsanı üzen, kahreden, resimler, görüntüler. Derileri kemiklerine yapışmış, gözleri fırlamış, kolları ve bacakları birer ince sopaya dönmüş, sineklerin adeta hücumuna uğramış çocuklar ve gene onlar kadar zavallı acınacak anneler, babalar… Hepimizin bilmiş olduğu Somali gerçeğini de fazla anlatmaya gerek yok sanırım. Dünyadaki canlıların yaşamlarını sürdürebilmesi için ne olursa olsun olması ihtiyaç duyulan hava, su, besin; temiz ve yeteri kadar olmalı. Bunlar olmadan hiçbir canlının yaşaması mümkün değil. Aslına bakarsak tabiat, bizlere hepsini cömertçe sunmuş. Onlar eğer olmazsa yaşam da olmaz. Üstelik bu şart tüm canlılar için geçerlidir.

Su ve Besin

Doğum, var oluş ve ölüm arasındaki yaşam sürecinde tüm canlıların gereksinim duyan su ve besin karşılanmazsa yaşayamayız. Evet, su ve besin, ikisi de yaşam anlamına gelir. Su yaşatır hayattır, su temizler hayattır, su canlandırır hayattır. Yokluğu hiçlik, susuzluk, kuraklık, ölüm anlamına gelir. Yokluğunda yaşamın mümkün olmadığını bildiğimiz suyun, sahipken kıymetini ne kadar biliyoruz, ne kadar koruyoruz, ne kadar haiz çıkıyoruz? Aslına bakarsak cevaplarını bildiğimiz sorular bunlar. Bana sorarsanız insan kimi zaman en kıymetli varlıklarının kıymetini bilmeden onu şuursuzca kullanıp, kirletip, yok edebiliyor. Oysa yokluğunda bir damlasına servet bile harcayabiliriz. İşte kurak, yaşaması zor ve güç Afrika toprakları, işte Somali örneği…

Bir döngüdür yaşam

Tabiat verdiklerinin karşılığını almak ister. Bizlere verdiklerini doğru kullanamazsak eğer, intikam’ da korkulu olur. Susuzluk, kıtlık, yok oluş… Acı fakat gerçek. Canlı cansız tüm organik kaynakların sınırı olan bulunduğunu bilerek, onları doğru ve bilgili tüketip doğru kullanarak, gelecek kuşakların da haklarını düşünmeli ve yaşam kaynaklarımızın güvenliğini sağlamalıyız.

Çatlayan dudaklarım, kuruyan toprakların gözyaşı ile sulanmasın, su diye gökyüzüne oluşturulan avuçların, her yıl açlık ve susuzluk yüzünden ölü milyonlarca insanoğlunun olmaması için suyumuzu ve gıdamızı koruyalım.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir