EĞİTİM

Barışın Da Adı Sen Ol

Dinle beni sevgili su, dinle! Sana seni anlatacağım. Adını verdiğin mutluluk ve güzelliklerin, yüreğime ektiğin duyguların yalnız bazılarını anlatacağım sana.

Senin bir damlanın toprağa düşmesiyle adım atar yaşam. Bir yetimin anne sütüne hasreti gibidir, toprağın sana olan hasreti. Sen olmasan bilemezdi toprak analığını, bağrında büyütemez, emziremezdi çocuklarını. Saramazdı üstüne atılan tohumunu şefkatle, doğmadan ölürdü çocuklar. Anam sarı başaklar içinde saçımı okşarken, düşündüğüm tek şey; yaşamın adının sen olduğu.

Yağmur olup, gökten bereketini indirdiğin vakit, ne ayakkabımın yırtığından içeri girip ayaklarımı ıslatman, ne de kerpiç damımızın bir köşesinden yol bulup oturduğum odaya damlamana gücenirim. Bilirim ki bu haline; nasırlı ellerin attıkları tohumlara yaşam sevdası, avurtları çökmüş insanların umutsuz çehresine ümit, soframa gelecek ekmeği bekleyişin arkasındaki güvensin sen! Toprağımızda iş, işimizde aş, aşımızda da mutluluğun tebessümüsün hep.

Sen çocukluğumsun!

Ağacın yeşillenme sabırsızlığı, bitkin ırgatların alnında buram buram akan emeğin de sensin adı… Sen toprağa gelinliğin en yeşilini giydirdiğin vakit, anam daha bir içten yoğuruyor hamurunu. Sen olunca gülümsüyor komşunun evladı. Ölüm zılgıtlarının yerini luk türküleri alıyor hep…

Biliyor musun; asla sandalla, kayıkla gezemedim bugüne dek üstünde olsun… Köyümün küçücük bir deresinden kıvrılarak geçmen, yaz sıcağında, içine salladığım çıplak ayaklarıma dost olman bile yetiyor bana. Uzun uzun bakarken arkandan, özgürlüğün, saflığın ve duruluğun içimdeki sembolüsün sen!

Daha sayayım mı; evimde elektriğim, doğumda çiçeğim, balımsın kovanımda. Bir çok vakit luk ve üzüntümün içime sığmayan tarafının gözlerimden akan tuzlu yanısın.

Yokluğun düşünülemez yeryüzünde… Aramızdan azca bir çekilsen; avuç açılır çöl yaralarını kapatacak, bir iki damlana…

Senin masum maviliğini umursamazsa bulandırdığımızda bile, güzelliğini, medeniyetini esirgemeden yeryüzüne ve insanlara dağıtan cömertliğin de timsalisin sen!

Bir damlana bile muhtaç olduğumuz, bugünümüzün ve yarınımızın güzelliği. Sevgili Mavi Çocuk; senden sonrasında doğan gökkuşağının tüm renklerini içime çekmek ve ateş kırmızısı gelincik tarlalarında, senin toz kokulu yağmurunda ıslanmak isterim. Senin büyüttüğün papatyalardan, sevgi ve sulh taçları örüp, dağıtmak isterim, tüm dünya çocuklarına. Dostluğun, barışın adı sen olasın diye…

Yasemin EREN
Aksaray – Helvadere İlköğretim Okulu
Dünya Su Günü Kompozisyon Yarışması 2005 Yılı 2.si

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir